9 Mart 2017

Slow Cheese Bodrum 2017


Slow Food nedir? Tarihçesine bir göz atalım.
Slow Food 1986 yılında Gazeteci Sosyolog Carlo Petrini tarafından Kuzey İtalya'nın
Bra kasabasında kurulmuş bir harekettir. Başlangıç noktası  yerel tatların ve kaliteli yemeğin modern tempolu hayatın içinde tadına varmanın tekrar farkında olmak. Enternasyonal faaliyet 1989 yılında başlamış.
Slow Food  aslında Fast Food'a tepki vermek için 80 li yıllarda İtalya'da çıkan bir akım.
Simgeleri Salyangoz'dur. Yavaş hareket eden imajıyla beslenmede ki strese karşı simge olmuştur. 135 ülkede 100.000 üstünde üyesi ile Gastronomide  dünyanın en iyi hareketine dönüşmüştür.



Slow Food  hareketi Bodrum'a gelirse adı tabii ki  ''Yavaş Gari'' olur. Hızlı yemek yerine yavaş yemeyi öneren, yerel gıdalar ve sağlıklı tatları öne çıkarmak için yürütülen bu hareketin yaygınlaşmasını, bu hareketin gelecek nesillere  miras
bırakılmasını canı gönülden arzu ederiz.

Sevgili Oya Emerk bu hareketin bir üyesi olarak blogger dostlarını 2 - 5 Mart tarihlerinde  Bodrum'a davet etti. İstanbul'dan Bodrum'a hareket ettik, havalananında Aslı hanım karşıladı.


Festivalin ilk günü Whisky Travel'in  bize tahsis ettiği,  araç ile havalananından Muğla'ya hareket ettik keyifli bir yolculuktu.



O gün Muğla Menteşe Pazarı Parkında  hazırlanan program maalesef  hava şartları uygun olmadığı için iptal edildi. Muğla Esnaf lokantasında öğle yemeğimizi yedikten sonra Slowfood Cheese Bodrum Milas etkinliğinde  Muğla Arkeoloji Müzesini gezdik. O bölgeden çıkan arkeolojik kalıntıları gördük. Müze ücretsiz gezilebilir.


  
Muğla Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığında yerel tohumların önemi ve yeni kurulan Yerel Tohum Merkezindeki Envanter hakkında bilgi verildi ve slaytlı sunum gerçekleştirdi.Daire başkan yardımcısı Sayın Atilla Küçükalan, Ziraat Mühendisi Taner Mercan ve ekibi bizi ağırladı.


Muğla Yerel Tohum Merkezini görmek için oradan hareket ettik. Taner Bey  yerli tohuma sahip çıkmayı, bunun da her yörenin kendi tohumunu kendi toprağında ekmesiyle, bozulmadan ve endemik yapı korunarak yapılmasının en kapsamlı hedef olması gerektiğini anlattı.  GDO'lu tohumların çok büyük tehlike arz ettiğini bilinçli bir tüketici olarak bildiğimden gelecek nesli nelerin beklediğini tahmin etmemek mümkün değil.

Şimdi birazda çevremizi tanıyıp deniz  havasını içimize çekelim.
Akyaka ilk defa ziyaret ettiğim bir kasaba hayranlığımı anlatamam orman, deniz ve çok şirin bir mimari sunan bu kasabaya aşık oldum, burada yaşayabilirim. Akyaka'da Nazım Hikmet'in cezaevi arkadaşı Nail Çakırhan'ın ödüllü evine ziyaretimiz müthişti kapıdan girince kendinizi yeşil dev asırlık ağaçlar ve deniz manzarasıyla bütünleşen güzel bir bahçede buluyorsunuz, anlatmak yetmez gidip görmek lazım.
Sahile inmeden olmazdı havanın serin olması nedeniyle,küçük bir mola verip
Big Blue Beach'te sahleplerimizi içtik.



Muğla Belediyesi davetlisi olarak  Açılış Kokteyli için Muğla'ya geçtik, Peynir festivali için gelen geleneksel peynir üreticileri ile tanışıp ürettikleri peynirleri tadımlarken kendilerinden bilgilerini dinledik. Divle Obruk Mağara Peynirinin Karaman'ın Divle ilçesinde hazırlanan Türkiye'deki tek mağara küflü peyniri olduğunu öğrendik.
Kadın girişimci Ahsen Toktay ve kızı Sinem Toktay, bizleri bu peynire özelliğini veren, mağara ve Karaman'ın coğrafi işaretli ak ve kara koyunları hakkında bilgilendirdi.
Keçi,koyun, ve inek sütlerinin karışımıyla Nisan ve Mayıs aylarında hazırlanmaya başlanan Obruk Mağara peyniri Ala Dükkan markasıyla pazarlanıyor.


Ali Büke'den bahsetmeden geçemeyeceğim. Acıpayam ilçesinden süt ürünleri ustasının şırdan mayasıyla yaptığı  peynirleri tattık.
Ayrılma vakti; yolumuz uzun 1. gün yoğun geçti bakalım yarın neler bekliyor bizi. 
Konaklayacağımız yer Yalıkavak  Ünlü Mimar Faruk Malhan Tasarım Vakfı. 

İkinci postumda devamını okuyabilirsiniz.


7 yorum:

  1. Sevgili Leyla arkadaşım gerçekten gittiğin gördüğün yerler bi harika geçen yıl ben Muğla akyakaya tatile gittim ve aklım hàla oaralarda denizi ayrı güzel doğası ayrı güzel insana huzur veriyor.. Ayrıca Muģlada bir tohum merkezi olmasıda ayrı güzel artık kendi üreteceğimiz sebzeler gdo dan uzak olsun lütfen gelecek nesillerimiz sağlıklı olsun. Leylacım seni tebrik ediyorum bu güzel yerleri ve bilgileri bize aktardığın için ������

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilgi paylaştıkça güzeldir okuyup yorum bırakman beni çok mutlu etti bu güzelliklerin ve yöresel lezzetlerin kaybolması çok üzücü, daha çok gönüllü dostlar sahip çıkarsa bu güzelliklerimiz kaybolmaz inşallah benimde katkım olursa ne mutlu bana çok teşekkür ederim sevgiyle kal canım.

      Sil
  2. Sizin icin harika bir gezi olmus 🤗 peynir festivali harika birsey olmali cok severim cunku.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle çok faydalı bir gezi oldu peyniri bizde ailecek çok severiz kendi yöresel lezzetlerimiz, farklı yörelerden gelen üreticilerin peynirlerini tatmakta benim için büyük bir deneyim oldu teşekkür ederim sevgiler.

      Sil
  3. Böyle etkinliklerin olmasını çok faydalı buluyorum böylelikle insanlar bilinçleniyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet doğru bunların daha çok kesimlere duyurulması lazım bunun içinde bizlere büyük görevler düşüyor bu vatan bizim sevgiyle kal.

      Sil
  4. Bu güzel etkinlikten sonra insan ancak hergün slow cheese olsa diyor. Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil